Türkiye Ekonomi Politikaları Vakfı (TEPAV) tarafından yayımlanan eylül ayı Para Politikası Çalışma Grubu raporu, Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun (PPK) bugün yapacağı toplantı öncesinde faizin sabit tutulması yönündeki görüşü öne çıkarıyor. Raporda, enflasyonun hâlâ çok yüksek olduğu ve OVP’de 2027 hedefinin yükseltilmesinin para politikası itibarı açısından risk oluşturduğu vurgulanıyor.
Raporun temel verileri
TEPAV’ın değerlendirmesinde öne çıkan veriler şu şekilde:
- Türkiye'nin Ağustos 2026 itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu: %31,51.
- Son 13 ayda yıllık enflasyon aralığı: %30,7 ile %33,3 arasında seyretmiş.
- Merkez Bankası haftalık repo ihalelerine yeniden başladığı 24 Ağustos itibarıyla fiili faiz %40 seviyesinden %37'ye düşürülmüş durumda.
- Orta Vadeli Program (OVP) 2027 sonu enflasyon hedefini %21 olarak açıklamış; bunun öncesinde Merkez Bankası enflasyon raporlarında 2027 hedefleri sırasıyla %9 (12 Şubat) ve ardından %15 (14 Mayıs ve 13 Ağustos) olarak duyurulmuştu.
TEPAV’ın değerlendirmesi ve riskler
Rapor özellikle üç noktaya dikkat çekiyor: hedeflerdeki sık değişiklikler, enflasyonun yüksek ve dar bantta seyretmesi ve OVP ile Merkez Bankası raporları arasındaki uyumsuzluğun yarattığı güvenlik sorunu. TEPAV, enflasyonun henüz yeterli şekilde düşmediğini ve erken bir faiz indiriminin para politikasının itibarını zedeleme riski taşıyacağını belirtiyor. Rapordan aktarılan ifadelerden biri şöyle:
"Enflasyon hedefinin (2027 hedefi) yükseltildiği dikkate alındığında, faiz indirimi için bir alan açıldığı izlenimi doğsa da enflasyondaki katılık çerçevesinde erken bir faiz indiriminin para politikasının itibarını zedeleme riski gözetilerek politika faizi yüzde 37’de sabit tutulmalıdır."
Rapor ayrıca uygulanan programın enflasyonu kalıcı olarak düşürecek politika adımlarından uzak olduğuna ve hedeflerin sık ve yukarı yönlü güncellenmesinin ekonomik aktörlerin beklentilerini olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor. Ayrıca savaş kaynaklı enerji, emtia ve taşıma maliyetlerindeki belirsizliğin enflasyon üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğu vurgulanıyor.
Hızlı hedef değişikliklerinin etkisi
TEPAV, OVP ile Merkez Bankası raporları arasında kısa süre içinde gerçekleşen hedef farklılıklarının piyasa ve fiyatlama davranışlarında belirsizlik yarattığını belirtiyor. Hedeflerin ileriye dönük bir sözleşme unsuru olarak işlev görmesi beklendiğinden, sık ve tutarlı olmayan güncellemelerin fiyat, ücret, faiz ve kira belirlemelerinde bekleyişleri olumsuz etkileme riski taşıdığına işaret ediliyor.
| Belge | Tarih | 2027 Enflasyon Hedefi |
|---|---|---|
| Enflasyon Raporu | 12 Şubat 2026 | %9 |
| Enflasyon Raporu | 14 Mayıs 2026 | %15 |
| Enflasyon Raporu | 13 Ağustos 2026 | %15 |
| Orta Vadeli Program (OVP) | Eylül 2026 | %21 |
Tablodaki kısa zaman dilimi içinde hedeflerdeki değişim, TEPAV raporunda ve kamuoyunda soru işareti yaratan başlıca unsurlardan biri olarak yer alıyor.
Ne bekleniyor?
PPK'nın bugün açıklayacağı karar öncesinde TEPAV, mevcut şartlar ve enflasyon seyrine bakarak politika faizinin %37 seviyesinde korunmasının daha yerinde olacağını belirtiyor. Raporda, ekim ve aralık toplantıları için önceden tahmin yapmanın güç olduğu, ancak bu toplantılarda faiz indirimi beklentilerinin daha belirgin olduğu notu da yer alıyor. TEPAV ayrıca enflasyon bekleyişlerinin çıpalanamadığını ve uygulanan programın hedeflerdeki sık güncellemeleri gerektirdiğini vurguluyor.
Merkez Bankası’nın bugün vereceği karar, hem kısa vadede piyasa fiyatlamaları hem de uzun vadede para politikasının güvenilirliği açısından takip edilecek kritik bir eşik oluşturmaya devam ediyor.