2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda yer alan değerlendirmeye göre, Türkiye genelinde afet riski taşıyan ve standartlara uymayan yapı stokunun dönüşümü öncelikli politika alanı olmaya devam edecek. Program, dönüşüm çalışmalarının hızlandırılacağını, uygulamalara yön verecek kentsel dönüşüm strateji belgelerinin mevzuatla zorunlu hale getirileceğini açıkladı.
Mevcut durum: riskli yapı ve kapsama alınan birimler
Program verilerine göre bugüne kadar 59 ilde 292 riskli alan ilan edildi. Risk tespitine yönelik faaliyet gösteren kurum ve kuruluş sayısı 1.696 olarak kaydediliyor. Bu kurumlar arasında üniversiteler, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, yapı denetim kuruluşları ve yapı laboratuvarları yer alıyor.
Çalışmalar sonucunda 1.480.000 bağımsız birimin riskli olduğu belirlendi. Dönüşüm alanlarıyla birlikte kentsel dönüşüm kapsamına alınan bağımsız birim sayısı ise toplam 2.761.000 oldu. İstanbul'da yürütülen "Yarısı Bizden" kampanyası kapsamında ise 70.416 bağımsız birim için 86,7 milyar lira tutarında destek sağlandığı bildirildi.
| Gösterge | Rakam |
|---|---|
| Riskli alan ilan edilen il sayısı | 59 |
| Risk tespiti yapan kurum/kuruluş | 1.696 |
| Riskli olduğu tespit edilen bağımsız birim | 1.480.000 |
| Kentsel dönüşüm kapsamına alınan bağımsız birim | 2.761.000 |
| İstanbul "Yarısı Bizden" desteklenen birim | 70.416 |
| İstanbul kampanyası desteği | 86,7 milyar lira |
Yenilikler: strateji belgeleri ve hukuki süreçler
Program, dönüşüm uygulamalarının şehir kimliğine, estetiğe ve yerinde dönüşüm ilkesine uygun biçimde yürütülmesi amacıyla yeni adımlar atılacağını belirtiyor. Bu çerçevede mevzuat değişikliğiyle kentsel dönüşüm strateji belgelerinin hazırlanmasının zorunlu hale getirilmesi planlanıyor. Ayrıca dönüşüm uygulamalarında karşılaşılan hukuki sorunların giderilmesi ve uygulamaların hızlandırılması hedefleniyor.
Program metni, İstanbul başta olmak üzere dönüşüm ihtiyacı yüksek alanlarda çevresel, sosyal ve ekonomik özelliklere göre bütüncül çalışmalar yürütüleceğini vurguluyor. Böylelikle dönüşüm politikalarının sadece yapı güvenliğini sağlamakla kalmayıp kent dokusunun korunmasını da gözetmesi amaçlanıyor.
İstanbul örneği: destek mekanizmaları
İstanbul uygulaması kapsamında sunulan destek paketinin maddi büyüklüğü ve kapsamı öne çıkıyor. Kampanya çerçevesinde konut sahiplerine şu destek imkânları sağlanıyor:
- 875 bin lira hibe,
- 875 bin lira kredi,
- 125 bin lira tahliye desteği.
Toplamda bir konut sahibi için sağlanan destek tavanı 1 milyon 875 bin lira olarak ifade edildi. Bu model, mali yükün paylaşılmasına yönelik bir örnek teşkil ediyor ve diğer bölgelere yaygınlaştırılma potansiyeli bulunuyor.
Sonuç ve etkiler
Kentsel dönüşüm strateji belgelerinin zorunlu hale getirilmesi, uygulamaların planlı yürütülmesini ve şehir ölçeğinde koordinasyonu güçlendirmeyi hedefliyor. Mevzuat değişiklikleri hukuki süreçleri hızlandırırsa, şu etkiler beklenebilir:
- Daha hızlı riskli yapı tespiti ve yıkım/yeniden inşa süreçleri,
- Şehir kimliğini gözeten, çevresel ve sosyal etkileri dikkate alan dönüşüm projeleri,
- Maddi destek programlarının yaygınlaşması halinde yerel ekonomide inşaat ve finansman kanallarında canlanma.
Programdaki veriler, kentsel dönüşümün hem nüfus yoğunluğu yüksek kentlerde hem de riskli yapı stokunun yaygın olduğu diğer bölgelerde önemli bir ortak politika alanı olmaya devam ettiğini gösteriyor. Uygulamalardaki ayrıntılar ve mevzuat değişikliğinin niteliği, süreçlerin hızlanması ve katılımcıların haklarının korunmasında belirleyici olacak.