Kırıkkale F Tipi Kapalı Hapishanesi'nde tutulan hükümlüler, dış dünyadan haber alma, sosyal ve sağlık hizmetlerine erişim konularında sıkıntılar yaşadıklarını aktardı. Mahpusların Yeni Yaşam gazetesi ile bazı muhalif yayınlara ulaşamaması, sosyal etkinliklerin kısıtlılığı ve sağlık randevularının uzun süre ertelenmesi mektup yolu ile gündeme geldi.
Gazete ve yayınlara erişim kısıtları
Hapishanede bulunan bir hükümlünün 23 Temmuz 2026 tarihli mektubunda, uzun süredir Yeni Yaşam gazetesini alamadıkları ve gazetenin düzenli takip edilemediği belirtildi. Mektupta, muhalif niteliği taşıyan birçok gazete ve derginin tutuklulara verilmediği, taleplerin «sıradan bahanelerle» veya keyfi kararlarla geri çevrildiği ifade edildi.
“Uzun yıllardır Yeni Yaşam gazetesini alamıyoruz. Hüseyin Aykol yoldaşın ‘İçeriden’ köşesini takip etme olanağımız olmuyor.”
Hükümlüler, iç yönetmelik gerekçesiyle bazı yayınların uygun bulunmadığı gerekçesiyle el konulduğunu veya yasaklandığını belirtiyor. Bu uygulamanın, haber ve yorumlara erişimi önemli ölçüde azalttığı aktarılıyor.
Etkinlik ve sosyal yaşam sınırlandırmaları
Mektupta sosyal ve spor faaliyetlerine ilişkin de önemli şikâyetler yer alıyor. Haftada bir kez ve 45 dakika spor izni verildiği; hak sahiplerinin haftalık ortalama 9-10 saat sosyal ve spor faaliyeti hakkının ya hiç sağlanmadığı ya da sınırlandırılarak asgari düzeyde uygulandığı iddia ediliyor. Ayrıca personel ve öğretmen eksikliğine bağlı olarak birçok etkinliğin düzenlenemediği öne sürülüyor.
- Spora çıkma: Haftada bir kez, 45 dakika ile sınırlandırılmış.
- Etkinlik çeşitliliği: Resim kursu dışında sınırlı faaliyet olduğu bildiriliyor.
- Kitap sınırlaması: Hükümlülerin bulundurabileceği kitap sayısının on ile sınırlandırıldığı belirtiliyor.
Bu sınırlamaların mahpusların sosyal ve zihinsel sağlığı üzerindeki etkileri mektupta kaygı olarak dile getirildi. Kurum içi eksiklikler ve personel yetersizliği gerekçe olarak gösterildi.
Sağlık hizmetlerine erişimde gecikmeler
Sağlık, mektupta en öncelikli sorunlardan biri olarak tanımlanıyor. Randevu ve sevk süreçlerinin uzun sürdüğü; bazı mahpusların yıllar sonra ancak randevu alabildikleri, kronik rahatsızlıkları bulunanların da gerekli tedaviyi göremediği aktarılıyor. Özellikle adı geçen iki hükümlünün—Fikret Erden ve Abdullah Orak—randevu ve sevk süreçleri nedeniyle zamanında tedavi olamadıkları iddia edildi.
| Konusu | Mektupta belirtilen durum |
|---|---|
| Randevu süresi | Yıllara yayılan bekleyişler |
| Sevkler | Sık sık ATK sevkleri; «tek başına yaşayamaz» raporu alınamamış |
| Tedavi koşulları | Kelepçeli muayeneler ve uzun beklemeler nedeniyle tedavi tamamlanamıyor |
Mektupta ayrıca kelepçeli muayenelerin ve uzun bekleyişlerin tedavi sürecini aksattığı, hastaların tedavi olmadan geri getirildikleri ifade ediliyor. Bu durumun bazı hükümlülerin yaşamlarını tehlikeye attığı kaydediliyor.
Ne söyleniyor, ne yapılması talep ediliyor?
Mahpuslar, özgür basın aracılığıyla ülke ve dünya olaylarını takip edebilmenin önemine vurgu yapıyor. Taleplerinin dikkate alınmasını ve hukuki süreçlerin devam ettiğini belirtiyorlar. Mektupta, başvurular ve görüşmelerde olumlu bir yaklaşım görmediklerini ifade ediliyor; taleplerin çözüm odaklı ele alınmasını istiyorlar.
Bu iddialar cezaevi yönetimi veya ilgili kurumlar tarafından doğrulanmadı. Konuyla ilgili resmi açıklama ve veriler geldikçe habere ek bilgi aktarılacaktır.
Okuyucuya not: Cezaevi koşulları ve mahpusların haklarına ilişkin iddialar, hem hukuk hem de sağlık boyutlarıyla toplumun dikkatinde tutulması gereken konular arasında. İlgili kurumların yanıtları, hukuki başvuruların seyri ve bağımsız denetim raporları, sorunun çözümüne ilişkin somut adımları gösterecektir.