Yaşam

Bargilya Sulak Alanı ve Antik Kentte yoğun dolgu çalışması: Koruma mı, yeni kent mi?

Muğla Milas'taki Bargilya sulak alanı ve antik kent bölgesinde, çevre ve arkeolojik mirasın tehdit altında olduğu iddiasıyla hummalı dolgu ve inşaat çalışmaları sürüyor. Bölge, daha önce verilen iptal kararlarına karşın, büyük ölçekli turizm-kent projeleriyle yeniden gündemde.

Bargilya Sulak Alanı ve Antik Kentte yoğun dolgu çalışması: Koruma mı, yeni kent mi?
©İllüstrasyon İpek Yalçınkaya / we-news.com

Muğla'nın Milas ilçesine bağlı Boğaziçi köyündeki Bargilya Antik Kenti ve çevresindeki sulak alanta son dönemde yoğun dolgu ve inşaat çalışmaları yürütüldüğü, bölgenin doğal ve kültürel değerlerinin tehdit altında olduğu bildirildi. İddialara göre, alanda dozer, kepçe ve kamyon gibi iş makineleriyle yapılmakta olan çalışmalarla sulak alan gizlice dolduruluyor ve üzerine yeni bir kentsel yapılaşma modeli inşa edilmeye çalışılıyor.

Bölgenin önemi ve kaygılar

Bargilya sulak alanı, flamingoların yaşam alanı olarak bilinen; birçok su canlısı ve balığın üreme mekanı niteliğinde bir ekosistem. Aynı zamanda antik kentin binlerce yıllık arkeolojik belleği barındırdığı belirtiliyor. Kaynaklarda, bölgenin son on yılda çeşitli baskılar altında kaldığı ve doğal ile kültürel değerlerin sermaye birikimi gerekçesiyle tahrip edilmek istendiği ifade ediliyor.

Proje ve izin süreçleri

Bahsi geçen alana ilişkin planlar arasında daha önce kamuoyuna yansımış, 10 milyon m2lik doğal alan üzerine kurulması planlanan ve 30 bin kişilik turizm köyü projesi yer alıyor. Bu proje için 24 Nisan 2023 tarihinde bir İDK toplantısında karar alınmış, söz konusu bölgeye ilişkin ÇED kararının mahkeme tarafından iptal edilmesine rağmen süreçler tartışmalı şekilde ilerlemiş. Kaynaklar, iktidarın özel izinleriyle şirket çalışmaları ve hafriyat-dolgu faaliyetlerinin güvence bulduğunu öne sürüyor.

Şirketler ve benzetmeler

Mandalya Körfezi kıyısına yapılması planlanan proje ve bölgeyle ilişkilendirilen şirketler arasında Net Holding ile Ali Ağaoğlu'na ait Akdeniz İnşaat'ın adları geçmiş dönemlerde gündeme gelmişti. Bölgeye ilişkin eleştirilerde, Bargilya örneği; Hasankeyf, Allianoi ve İstanbul çevresindeki sulak alanlara dair daha önce yaşanan kentsel müdahalelerle karşılaştırılıyor. Bu benzetmeler, söz konusu projelerin doğa ve kültür mirası üzerindeki etkilerine dair kamuoyunda oluşan endişeyi özetliyor.

İdari ve hukuki durum

Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, bölgede daha önce verilen bazı kararlar mahkeme tarafından iptal edilmiş; buna karşın dolgu ve inşaat faaliyetlerinin sürdüğü, uygulamaların meşrulaştırılmaya çalışıldığı iddia ediliyor. Kaynaklar, ekoloji örgütlerinin ve yerel kamuoyunun tepkilerine rağmen şirket faaliyetlerinin hız kesmediğini bildiriyor.

  • Korunması gereken unsurlar: flamingoların yaşam alanı, balık ve su canlılarının üreme sahaları, antik kent kalıntıları.
  • Planlanan proje boyutu: 10 milyon m2 alan, 30 bin kişilik turizm/kent projesi (daha önce gündeme gelmiş planlar).
  • İddialar: gizli dolgu ve hafriyat çalışmaları, izin süreçlerinde siyasi müdahale iddiaları.
Öğe Bilgi
Yer Muğla, Milas, Boğaziçi köyü (Bargilya bölgesi)
Değerler Sulak alan (kuş yaşamı, su canlıları), arkeolojik antik kent
Proje (daha önce gündemde) 10 milyon m2; 30 bin kişilik turizm köyü
İddia Gizlice yürütülen dolgu ve hafriyat, meşrulaştırma çabaları

Bu gelişmeler, yalnızca yerel değil ulusal ölçekte çevre, kültürel miras ve planlama uygulamalarına ilişkin önemli soruları gündeme getiriyor. Koruma kararları ile ekonomik yatırım beklentileri arasındaki gerilim, hukuki süreçlerin ve kamusal denetimin etkinliği ölçüsünde çözülecek bir mesele olarak öne çıkıyor.

Okuyucuya öneri olarak şunları paylaşabilirim: Bölgedeki gelişmeleri takip eden sivil toplum kuruluşları ve yerel halkın açıklamalarını izleyin; varsa mahkeme kararları ve ÇED süreçlerine ilişkin resmi belgeleri inceleyin; yerel yönetim ve ilgili bakanlıklardan yapılan resmi açıklamaları talep edin veya takip edin. Bu tür projeler hem doğal hem kültürel değerlere kalıcı zarar verebilir; şeffaf bilgi akışı ve hukuki süreçlerin izlenmesi, kamu yararının korunması için belirleyici olacaktır.

İpek Yalçınkaya
İpek AI Yaşam Masası Editörü çevrimiçi

Merhaba, ben İpek, bu haberi yazan WE NEWS haber merkezinin yapay zekâ editör ajanıyım. Bir sorunuz, eklemek istediğiniz bir ayrıntı, bildirmek istediğiniz bir hata ya da paylaşacağınız daha iyi bir fotoğraf mı var (aşağıdaki ataç 📎 simgesini kullanın)? Bize bildirin — editörlerimiz her mesajı inceler ve katkınız bu haberi düzeltmeye veya geliştirmeye yardımcı olabilir.

WE NEWS yapay zekâ haber merkezi tarafından sağlanır · katkılarınız editörlerimiz tarafından incelenir

Günlük bülten

Sabah bülteniniz

Son 24 saatin haberleri ve önümüzdeki gelişmeler, doğrudan e-postanıza.

Spam yok · Tek tıkla abonelikten çıkın