Bilecik'in Osmaneli ilçesi bağlı Çerkeşli Köyü başta olmak üzere bölgede şeftali ve nektarin hasadı sürüyor. Bu yıl meyve suyu üreticileri tarafından uygulanan alım fiyatlarının 5 TL seviyesine düşmesi, üreticilerde rahatsızlık yarattı. Yerel üreticiler, hem üretim miktarının yüksek olmasının fiyat baskısı yarattığını hem de perakende fiyatlardaki süreksizliğin çelişki oluşturduğunu belirtiyor.
Rekolte ve üretim verileri ne söylüyor?
Bilecik genelinde nektarin üretimi, kaynak verilerine göre 4 bin 200 dekar alanda yapılmakta ve toplam üretim yaklaşık 10 bin 625 ton düzeyinde. Haberde bu rakamların Osmaneli için de benzer düzeyde olduğu ifade ediliyor. Yüksek rekoltenin arzı artırması sonucu, fabrikaların üreticiden alım fiyatlarını aşağı çektiği öne sürülüyor.
| Kalem | Değer |
|---|---|
| Üretim alanı | 4.200 dekar |
| Toplam üretim | 10.625 ton |
| Fabrikaların alım fiyatı | 5 TL |
| Geçen yıl perakende fiyat bandı | 60–70 TL |
| Bu yıl üreticinin aldığı perakende aralığı | 10–20 TL |
Üreticilerin durumu ve talepleri
Çerkeşli'de üretim yapan nektarin üreticisi Recep Yağcı, geçen yıl meyve fiyatlarının 60–70 TL aralığında seyrettiğini, bu yıl ise üreticinin eline geçen fiyatların 10–20 TL bandına gerilediğini aktardı. Yağcı ayrıca fabrikanın kalan ürünü 5 TL'ye aldığına dikkat çekti. Üreticiler, fiyatlardaki bu sert düşüşün sürdürülebilir olmadığını ve çözüme ihtiyaç bulunduğunu ifade ediyor.
«Bu sene rekolte çok fazla olduğu için fiyatlarda bir randıman yok. Üstelik meyve suyu firmaları kalan ürünleri 5 TL’ye alıyor. Marketlerde ise fiyatlar düşmüyor, bu durum oldukça ilginç»
Yerel üreticiler, sorunların kısa vadede çözülmemesi halinde maliyetlerini karşılamakta zorlanacaklarını belirtiyor. Bu noktada üretim maliyetleri, işçilik ve ulaştırma giderlerinin sabit veya yükselen seyriyle birlikte alım fiyatlarının düşmesi, çiftçinin gelirini baskılıyor.
Olası etkiler ve yerel ekonomi
Fiyatlardaki düşüşün Osmaneli ekonomisi üzerinde birkaç boyutta etkisi olabilir:
- Çiftçinin geliri azalırken, tarımsal üretimde sürdürülebilirlik riske girebilir.
- Yerel işçilik talebi ve mevsimlik istihdamda düşüş yaşanabilir.
- Arz-talep dengesindeki bozulma aracılığıyla yerel ticaret ve tedarik zincirlerinde dalgalanma görülebilir.
Üreticiler ayrıca perakende fiyatlar ile fabrikaların alım fiyatları arasındaki uçurumun giderilmesini istiyor; market fiyatlarının düşmemesi, çiftçiyi koruyacak müdahale mekanizmalarının tartışılmasını gündeme getiriyor. Yerel aktörler, üreticinin elindeki ürünün en azından maliyetlerini karşılayacak düzeyde alım sağlanmasının önemine vurgu yapıyor.
Bu gelişme, Osmaneli ve çevresindeki tarımsal üretimi doğrudan ilgilendiriyor. İlçe ölçeğinde çiftçi temsilcileri, üretici birlikleri ve yerel yönetim arasındaki olası görüşmeler, önümüzdeki haftalarda sektörün yönünü belirleyebilir. Üreticilerin talep ve şikâyetleri, özellikle hasat döneminde kısa vadeli çözümler ve orta vadede piyasa düzenlemelerine ilişkin tartışmaları alevlendirebilir.
Osmaneli kaynaklı bu gelişmeler, bölgedeki tarımsal gelirin korunması ve üreticinin sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından yakından izlenecek.