Kayseri'de 3. sınıf öğrencisi Ertuğrul Deniz, gözündeki enfeksiyon şikâyetiyle başvurmasının ardından yapılan tetkikler sonucu akut miyeloid lösemi (AML) teşhisi aldı. Teşhisin konulduğu günden bu yana Ertuğrul ve annesi Tuğba Deniz hastane odasını uzun süreli bir yaşam alanına dönüştürdü ve dış dünyayla teması en aza indirerek tedavi sürecini sürdürüyor.
Tedavi süreci ve izolasyon
Erciyes Üniversitesi KANKA Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Hastanesi'nde takip edilen aile, enfeksiyon riskine karşı alınan önlemler nedeniyle koridoru bile kullanamıyor. Anne ile oğul, teşhisin konulduğu geçen yılın aralık ayından itibaren yaklaşık dokuz aydır aynı odada kalıyor; yalnızca Ramazan ve Kurban bayramlarında gerekli izinlerle evlerine kısa süreli döndükleri belirtildi.
Uygulanan tedaviler
Haber kaynaklarına göre Ertuğrul, çeşitli kemoterapi kürleri uygulandıktan sonra son dönemde kök hücre nakli işlemi geçirdi. Annenin aktardığına göre çocuk şu an iyileşme ve normal yaşama dönme umuduyla bekliyor.
"Hastalığı ilk duyduğumda, o akşamın hiç sabahı yok sandım... O geceden, o karanlıktan beni çekip çıkaran Ertuğrul'du."
Dokuz yaşındaki çocuğun hastane ortamında moralinin yüksek kalması için annenin odayı adeta bir oyun parkına çevirdiği, annenin inanç ve sabırla süreci sürdürdüğü aktarılıyor.
Ailenin psikososyal yükü ve gündelik gerçeklik
İki çocuk annesi olduğu belirtilen 41 yaşındaki Tuğba Deniz çocuklarının en güzel yıllarının kapalı bir ortamda geçmesinden üzüntü duyduğunu dile getiriyor. Annenin sözleri, hem hastalığın aile üzerindeki duygusal etkisini hem de bakım sorumluluğunun getirdiği yorgunluğu gözler önüne seriyor. Bu tür uzun süreli izolasyon dönemleri, çocuğun sosyal gelişimi, ebeveynin ruhsal sağlığı ve aile dinamikleri üzerinde kalıcı etkilere yol açabiliyor.
- Hastane izolasyonu: Enfeksiyon riskine karşı uzun süreli oda içi yaşam.
- Tedavi adımları: Kemoterapi uygulamaları ve kök hücre nakli.
- Psikolojik destek ihtiyacı: Çocuğun ve annenin duygusal destek ve rehabilitasyon gereksinimi.
Hastalığın çocuk üzerindeki sonuçlarına ilişkin detaylar haber kaynaklarında sınırlı olmakla birlikte, tedavi gören hastaların ve ailelerinin ihtiyaç duyduğu destek başlıkları genel olarak sağlık kuruluşlarının sosyal hizmet birimleri, çocuk yaşam uzmanları ve psikolojik danışmanlık hizmetleriyle ilişkilendiriliyor. Ailelerin, hastane imkânları doğrultusunda bu desteklere yönlendirilmesi hem tedaviye uyumu hem de yaşam kalitesini artırabilir.
Ne yapılabilir? Pratik, uygulanabilir öneriler
Somut ve uygulanabilir bazı adımlar aileler ve sağlık ekipleri için yardımcı olabilir:
- Hastane sosyal hizmetleri ile iletişime geçerek maddi ve psikososyal destek seçeneklerini araştırmak.
- Çocuk yaşam (child life) uzmanları veya hastane psikologları ile düzenli etkinlik ve oyun planları oluşturmak; oyun, resim ve hikâye aracılığıyla moral desteği sağlamak.
- Enfeksiyon kontrol önlemlerine uyarken, iletişim ve eğitim materyalleriyle çocuğun duygusal ihtiyaçlarının gözetilmesi.
- Benzer deneyimi yaşayan ailelerle bağlantı kurmak, sosyal destek ağlarını güçlendirmek.
Dokuz aylık bir sürecin ardından gerçekleştirilen kök hücre nakli gibi ileri tedavi adımları, hem umut verici hem de yakın takip gerektiren dönemlerdir. Bu süreçte sağlık ekibiyle sürekli iletişimde kalmak, ailelerin bilgilendirilmesi ve ihtiyaçlarının düzenli değerlendirilmesi önemli rol oynuyor.
Yaşam Masası olarak bu aileyi ve benzer durumda olan hastaları yakından takip etmeye devam edeceğiz. Bu tür hikâyeler, yalnızca tıbbi bir vaka olmaktan öte, insan dayanışması ve toplumsal destek gereksinimini hatırlatıyor. Anne ve oğulun gün be gün verdiği mücadele, sağlık sisteminin sunduğu olanakların ve aile dayanışmasının önemini yeniden gündeme taşıyor.