Türkiye'de kızamık vakalarında belirgin artış kaydedildi. Resmi veriler ve meslek örgütleriyle yapılan görüşmeler, 2025 yılında bildirilen 219 kızamık vakasının, 2026'nın ilk beş ayında 877'ye çıktığını gösteriyor. Artış, aşılama oranlarındaki gerileme ve saha uygulamalarındaki aksaklıklarla ilişkilendiriliyor.
Vakalar ve aşılanma verileri
Veriler, Türkiye genelinde kızamık görülme sıklığının son dönemde yükseldiğine işaret ediyor. İstanbul Tabip Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Emrah Kırımlı, sahadaki tespitlerin vaka artışını doğruladığını ve hem hastaların hem de temaslıların aile hekimlerine düzenli olarak bildirildiğini söyledi. Kırımlı, sağlık çalışanlarının da kızamığa yakalandığını belirtti.
| Yıl | Bildirilmiş kızamık vakası |
|---|---|
| 2025 | 219 |
| 2026 (ilk 5 ay) | 877 |
Nedenler: Aşılama gerilemesi ve erişim sorunları
Uzmanlar artışta birden çok etken olduğuna dikkat çekiyor. Dr. Kırımlı, kızamık aşısının iki doz ile toplumun büyük çoğunluğunu koruduğunu ancak son yıllarda yürütülen mücadelede zayıflama olduğunu vurguladı. İTO’nun alan çalışmalarına göre İstanbul’da ikinci doz kızamık aşısını olmayan çocukların oranı yüzde 10'un üzerinde ve bazı ilçelerde bu oranın daha yüksek olabildiği bildiriliyor.
«Aşı tereddüdü ve bürokratik engeller, eksik aşılı çocuklara ulaşımı zorlaştırıyor.» — Dr. Emrah Kırımlı
Dr. Kırımlı, aşı tereddüdünün bir bileşeni olarak kamuoyunun yeterince bilgilendirilmediğini, ayrıca aile hekimlerinin eksik aşılı çocuklara ulaşırken bürokratik engellerle karşılaştığını ifade etti. Kayıtlardaki değişiklikler ve geçici koruma altındaki milyonlarca kişinin aile hekimliği bağlantısının kopması da koruyucu sağlık hizmetlerine erişimi olumsuz etkiliyor.
- Aşı tereddüdü: Bilgi eksikliği ve yanlış yönlendirmeler ailelerde çekince yaratıyor.
- Bürokratik zorluklar: Aile hekimlerinin eksik aşılı çocuklara ulaşımında idari yükler artıyor.
- Geçici koruma kapsamı: Kayıt ve erişim sorunları koruyucu sağlık hizmetlerini kısıtlayabiliyor.
Sorumluluklar ve olası sonuçlar
Kızamık, yüksek bulaşma potansiyeli nedeniyle toplumsal bağışıklığın zayıfladığı ortamlarda hızla yayılarak sağlık hizmetleri üzerinde yük oluşturuyor. İTO yetkilileri vaka ve şüpheli vakalarda sağlık kuruluşlarında özel önlemler alınması gerektiğini belirtiyor; vaka sayılarının yanı sıra yaş, aşılanma durumu ve bölgesel dağılımın izlenmesinin önemine vurgu yapılıyor.
Mevcut tablo, Sağlık Bakanlığı ve ilgili yerel sağlık yönetimlerinin hem iletişim stratejilerini güçlendirmesini hem de aile hekimliği düzeyinde kayıt ve erişim sorunlarını hızla gidermesini gerektiriyor. Uzmanlar, özellikle ikinci doz aşısı tamamlanmamış çocuklara ulaşılmasını önceliklendiren programların tekrar hayata geçirilmesini öneriyor.
TBMM gündemine de taşınan konu kapsamında, vekiller ve meslek odaları artan vakaların ve düşen aşılama oranlarının nedenleri ile çözüm yollarını tartışıyor. Yetkililerden daha güçlü kampanyalar ve bürokrasiyi azaltmaya yönelik adımlar bekleniyor.
Kızamık vakalarındaki artışın seyri, alınacak önlemler, aşılama programlarının etkinliği ve bölgesel dağılım verileri izlenmeye devam ediyor. Sağlık kuruluşları, aileleri ve korunma yükümlülüğündeki kurumları bilgilendirme ve erişimi kolaylaştırma çağrısını yineliyor.