Açıklama ve eleştirinin odağı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Kürtlerde Amedspor Algısı ve Taraftarlığı Araştırması" başlıklı çalışmaya yönelik güçlü bir tepki bildirdi. Bahçeli, anılan araştırmanın "Terörsüz Türkiye" hedefini olumsuz etkileyebilecek nitelikte olduğunu ileri sürdü ve ilgili çevreleri dikkatli olmaya çağırdı.
Araştırmanın bulguları
Çalışmada yer alan verilere göre:
- Yaklaşık 12,5 milyon yetişkin Kürt nüfusundan söz ediliyor.
- Bu nüfusun üçte birinin Amedspor'u desteklediği belirtiliyor.
- Katılımcıların %38'i kulübü "kimliğin temsilcisi" olarak görüyor.
- Sadece %24 ise kulübü "salt bir futbol takımı" olarak tanımlıyor.
| Göstergeler | Değer |
|---|---|
| Kürt yetişkin nüfus (yaklaşık) | 12,5 milyon |
| Amedspor'u desteklediğini söyleyen oran | %33 (yaklaşık) |
| Kulübü kimliğin temsilcisi görenler | %38 |
| Salt futbol takımı diyenler | %24 |
Bahçeli’nin vurguladıkları
Bahçeli açıklamasında araştırmayı yapan kurumlar olarak Kürt Çalışmaları Merkezi (KSC) ve Rawest Araştırma ile desteği belirtilen Friedrich-Ebert-Stiftung'ı işaret etti. Çalışmanın 28 Ağustos 2026'da kamuoyuna sunulduğunu anımsatan Bahçeli, söz konusu araştırmanın futbol ile kimlik eksenini öne çıkararak bölücülüğü körüklemeye çalıştığını iddia etti.
"Bu tür girişimler terörsüz Türkiye’nin oluşturduğu barış ve kardeşlik iklimini zehirlemeye dönük girişimlerdir."
Bahçeli ayrıca, TBMM’de kabul edilen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun"un, Terörsüz Türkiye hedefi açısından dönüm noktası olduğunu belirterek, bu yolla elde edilen kazanımların korunması gerektiğini söyledi.
Siyasi ve toplumsal bağlam
Bahçeli'nin tepkisi, spor kulüplerinin kimlik temelli algılanması ve bu algının siyaset-sosyoloji eksenindeki etkileri tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. MHP lideri, sporun "kardeşlik ve toplumsal bütünleşme" alanı olduğunu vurgulayarak, saha dışı aktörlerin veya araştırmaların bu zemini tahrip etmemesi gerektiğini savundu.
Olası sonuçlar ve tartışma gündemi
Bu tür araştırmalar ve siyasetçilerin tepkileri birkaç açıdan önemli görülüyor:
- Sosyal araştırmaların güvenilirliği ve destek ilişkileri üzerine tartışma yeniden alevlenebilecektir.
- Spor kulüpleri ve taraftar profillerinin kimlik siyaseti bağlamında ele alınması, siyasi aktörlerin söylem ve politikalarını etkileyebilir.
- Yasayla şekillenen "Terörsüz Türkiye" yaklaşımı ve toplumsal bütünleşme hedefleri, benzer çalışmalar karşısında politik koruma mekanizmaları arayışına yol açabilir.
Bahçeli'nin açıklaması, hem siyasi partiler hem de sivil toplum aktörleri arasında nasıl karşılık bulacağı ve araştırma sonuçlarıyla ilgili tartışmanın hangi yönde ilerleyeceği önümüzdeki günlerde netleşecek. Araştırmayı yürüten kurumların metodoloji ve bulgulara ilişkin ek açıklama yapıp yapmayacağı da izlenecek unsurlar arasında bulunuyor.