Türk Tabipleri Birliği (TTB), kamuoyunda "İBB Davası" olarak anılan İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki yargı sürecine ilişkin bilimsel bir değerlendirme yayımladı. Kurum, duruşma koşullarının yarattığı olumsuz etkilerin insan hakları ihlali olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.
TTB'nin temel bulguları
TTB raporunda, mahkemedeki duruşmaların 14–15 saate kadar uzadığı ve bazı dönemlerde ardışık günlerde sürdüğü belirtildi. Bu koşulların; yetersiz dinlenme, düzensiz beslenme, biriken yorgunluk ve yoğun psikososyal stres aracılığıyla sanıkların, müdafilerin ve diğer yargılama aktörlerinin fiziksel, ruhsal ve bilişsel sağlıklarını olumsuz etkileyebileceği kaydedildi.
- Sağlık etkileri: Fiziksel ve ruhsal yorgunluk ile bilişsel işlevlerde bozulma (dikkat, odaklanma, bellek, muhakeme) riski.
- Süreç etkileri: Uzun ulaşım süreleri, tutukluluk ve ağır hapis cezası tehdidinin stres yükünü artırdığı tespiti.
- Hukuki sonuçlar: Savunma hakkı ve müdafilerin savunma kapasitesinin zayıflaması tehlikesi.
"İnsan hakları ihlali açısından değerlendirilmesi gerektiğini"
Rapor ayrıca, bu uygulamaların yol açtığı sağlık sorunlarının "insan eliyle oluşturulmuş travma" olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve Dünya Sağlık Örgütü'nün ICD‑10 sınıflamasındaki Y07.3 kodu ile ilişkilendirilebileceğini belirtti.
Adil yargılanma ve sağlık ilişkisi
TTB değerlendirmesi, uzun duruşma ve süreksiz çalışma düzeninin yalnızca bireylerin sağlığını değil, yargı süreçlerinin niteliğini de etkilediğini öne sürdü. Raporda yer alan ifadeye göre fiziksel, ruhsal ve bilişsel yorgunluğun artması, sanıkların haklarını koruma ve müdafilerin etkili savunma yürütme kapasitesini azaltıyor. Bu durumun mahkeme heyetlerinin de muhakeme yeteneğini zayıflatabileceği vurgulandı.
Kurum, adil yargılanma ilkelerinin korunması için yargılama süreçlerinin katılımcıların fiziksel, ruhsal ve bilişsel bütünlüklerini gözeten koşullarda yürütülmesini gerektiğini belirtti. Raporda, yeterli dinlenme imkânı sağlanmasının ve yargılamaya etkin katılımı mümkün kılacak düzenlemelerin önemine dikkat çekildi.
Raporun olası etkileri ve tartışma
TTB'nin bilimsel değerlendirmesi, mahkeme usulü ve işleyişine ilişkin tartışmaları sağlık ve insan hakları perspektifiyle yeniden gündeme taşıdı. Raporun, adli merciler, barolar, insan hakları örgütleri ve sağlık camiası arasında ek değerlendirmelere yol açması bekleniyor.
Bu tür tespitler, yargılama düzenlemelerinde usul değişiklikleri, duruşma planlaması ve özellikle uzun duruşma sürelerinin yönetimine ilişkin pratik önlemler tartışmasını da körükleyebilir. Öte yandan, yargı makamlarından veya davaya ilişkin taraflardan TTB raporuna dair resmi bir açıklama henüz kamuoyuna yansımadı.
| TTB'nin vurguladığı başlıklar | Olası sonuç |
|---|---|
| Uzun ve ardışık duruşmalar | Bilişsel işlevlerde azalma; savunma kapasitesinde zayıflama |
| Uzun ulaşım süreleri ve tutukluluk | Psikososyal stresin artması; sağlık bozulması riski |
| ICD‑10 Y07.3 referansı | Uygulamanın "travma" ve "zorlayıcı muamele" kapsamında ele alınması |
TTB'nin raporu, yargı süreçlerinin sadece hukuki değil, aynı zamanda sağlık açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Konunun ilerleyen günlerde nasıl tartışılacağı ve yetkili kurumların hangi adımları atacağı kamuoyunun izleyeceği başlıca gelişmeler arasında yer alacak.