YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısında Üsküdar Belediyesi çevresinde yaşananlara ilişkin iddialarını paylaştı. Emir, 31 Mart seçimlerinin ardından seçmen iradesine müdahale edildiğini öne sürerek, süreçte baskı ve usulsüzlüklerin olduğunu söyledi.
Emir’in iddiaları: Amaç belediye yönetimini değiştirmek
Emir, Üsküdar’da kendilerine yönelik sürecin amacının belediye yönetimini değiştirmek olduğunu savundu. Açıklamasında, belediye başkanı Sinem Dedetaş’ın gözaltına alınması ve tutuklanmasının ardından yönetimin ele geçirilmek istendiğini belirtti. Emir ayrıca, olayı "31 Mart darbe sürecinden sonra yaşananların en tipik ve en kirli" örneği olarak niteledi ve bu "kirli senaryoyu" kamuoyuyla paylaşacağını söyledi.
"SANDIKTA ALAMADIKLARINI POLİS ZORUYLA ALMAYA ÇALIŞIYORLAR"
Toplantıda Emir, Sürecin yöntemlerine yönelik sert ifadeler kullandı: "Burada asıl niyetin tutuklama ile belediye başkanımızı cezaevine koyduktan sonra belediyeye çökmek, Üsküdar Belediyesini ele geçirmek olduğunu çok iyi biliyorduk." İddialarına göre bu amaçla polis, savcı, hâkim ve AKP'nin siyasi gücü devreye sokuldu; hatta "birilerinin maddi gücüyle" baskı yapıldığı öne sürüldü.
Kronoloji ve oy dağılımı
Emir, sürecin kronolojisini aktarırken şu dönüm noktalarına işaret etti:
- 7 Nisan: Belediyeye yönelik ilk operasyonun düzenlendiği tarih olarak anıldı.
- 29 Temmuz: Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın gözaltına alındığı; dört gün sonra tutuklandığı bildirildi.
- 5 Ağustos: Dedetaş’ın tutuklanmasının ardından belediye meclisinde başkanvekilliği seçiminin yapıldığı belirtildi.
Emir, YENİ Parti grubunun Üsküdar’da 27 belediye meclis üyesi bulunduğunu, ilk turda adaylarının 26 oy aldığını, ancak dördüncü turda bu sayının 22'ye düştüğünü söyledi ve bu değişimi "meclis üyelerine baskı ve telkin"e bağladı.
| Durum | Sayı |
|---|---|
| YENİ Parti meclis üyesi sayısı | 27 |
| İlk tur oy sayısı | 26 |
| Dördüncü tur oy sayısı | 22 |
İddiaların siyasi ve hukuki boyutu
Emir, Dedetaş hakkında tutuklama yerine tutuksuz yargılama yolunun tercih edilmesi gerektiğini savundu ve soruşturmaların "temizlik operasyonu" olmadığı görüşünü yineledi. Açıklama, yerel yönetimlerdeki şeffaflık, yargı bağımsızlığı ve emniyetin siyasetten ayrılması tartışmalarını yeniden gündeme taşıyacak nitelikte iddialar içeriyor.
Bu gelişme, muhalefet kanadında seçim sonuçlarına müdahaleye yönelik kaygıları güçlendirirken, ilgili iddiaların somutlaştırılması için resmi yetkililerin açıklamaları ve soruşturma süreçlerinin sonuçları bekleniyor.
Emir'in TBMM'deki açıklamaları, kamuoyuna yönelik bir uyarı niteliği taşırken, hem siyasetin hem de hukuk kurumlarının tepki ve tutumları siyasi dengeler açısından belirleyici olacak.
WE NEWS Siyaset masası, ilgili taraflardan gelecek resmi açıklamaları ve sürece ilişkin gelişmeleri takip etmeye devam edecek.