Karar ve kapsadığı alan
16 Ağustos tarihli Cumhurbaşkanlığı kararıyla, Muğla’nın Fethiye ilçesi ile Antalya’nın Kaş ilçesi açıklarını kapsayan geniş deniz sahası Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı statüsüne getirildi. Aynı karar kapsamında Kuzey Ege bölgesindeki deniz alanı da ayrı bir deniz milli parkı olarak ilan edildi. Bu adımla birlikte Türkiye’deki milli park sayısı 53 seviyesine yükseldi.
Resmî açıklamaya göre Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı yaklaşık 2 milyon 170 bin 603 hektar (yaklaşık 21 bin 706 kilometrekare) büyüklüğünde; Kuzey Ege Deniz Milli Parkı ise 174 bin 214 hektar (yaklaşık 1.742 kilometrekare) olarak belirtildi. Söz konusu alanların yönetiminden Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü sorumlu olacak.
| Alan | Hektar | Kabaca km² |
|---|---|---|
| Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı | 2.170.603 | 21.706 |
| Kuzey Ege Deniz Milli Parkı | 174.214 | 1.742 |
Ekosistem ve koruma gerekçesi
Fethiye-Kaş bölgesinin kıyı mağaraları, koyları, açık deniz alanları ile deniz çayırları, Doğu Akdeniz bakımından zengin bir biyolojik çeşitlilik sunuyor. Resmî duyuruda bölgenin binin üzerinde türe ev sahipliği yaptığı ve Akdeniz fokunun (Monachus monachus) dünyadaki nüfusunun binin altında olduğu hatırlatıldı; bu nedenle bölge fok için önemli yaşam alanlarından biri kabul edildi. Ayrıca alan, balina ve yunusların göç ve beslenme yolları ile caretta caretta kaplumbağalarının yuvalama ve beslenme sahaları olarak tanımlandı.
«Türkiye’nin ilk deniz milli parkları olarak koruma altına alındı.»
Yerel ekonomi ve turizme muhtemel etkiler
Kaş için bu tür bir koruma statüsü hem fırsatlar hem de düzenleme gerektiren yükümlülükler getiriyor. Turizm açısından, korunan alan ilanları marka değeri yaratıp bölgeyi doğa turizmi ve dalış turizmi açısından cazip kılabilir; tanıtım ve sürdürülebilir turizm uygulamaları uzun vadede gelir artışı sağlayabilir. Ancak uygulama ayrıntılarına bağlı olarak bazı mevcut faaliyetlerde kısıtlamalar gündeme gelebilir. Özellikle ticari ve amatör balıkçılık, tekne turları, tekne demirleme ve kıyı tesislerinin işletilmesi gibi alanlarda yeni izin rejimleri veya sınırlamalar gelmesi olasıdır.
Turizm ve deniz turizmi işletmecileri ile balıkçılar için kararın yönetmelikleri açıklandığında netleşecek maddeler kritik önem taşıyor. Bu süreçte ilçe ekonomisine doğrudan etkisi olacak başlıca konular şunlar:
- Ticari balıkçılık ve amatör avcılık uygulamalarının sınırlandırılması veya rotasyon uygulamaları,
- Tekne turları ve dalış operatörleri için belirlenen güzergah ve demirleme sahalarının düzenlenmesi,
- Koruma alanı tanıtımıyla artabilecek doğa-turizmi talebi ve buna bağlı altyapı ihtiyacı.
Yönetim ve uluslararası bağlam
Yeni ilanlar, Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi'nin 2030 hedefleriyle örtüşüyor; bu çerçeve, kara ve deniz alanlarının en az %30’unun korunmasını öngörüyor. Ancak uzmanlar ve sivil toplum kuruluşları, sadece yüzölçümünün artırılmasının yeterli olmadığını; etkili yönetim, denetim ve kaynak ayrılmasının da şart olduğunu vurguluyor. Türkiye’de daha önce çeşitli statülerde korunan 30’dan fazla kıyı ve deniz alanı bulunduğu kaydediliyor, fakat bu kararlarla birlikte ilk kez iki büyük deniz alanı doğrudan “deniz milli parkı” statüsü aldı.
Kaş’ta beklenen süreç
İlçe sakinleri ve yerel işletmeler şimdi yönetmelik ve uygulama planlarını bekliyor. Resmî yönetim planları yayımlandıkça, hangi alanlarda kısıtlama olacağı, denetim mekanizmalarının nasıl işleyeceği ve bölgeye ayrılacak bütçenin büyüklüğü belli olacak. Yerel yönetim, Deniz Milli Parkı statüsünün Kaş ekonomisine olumlu katkı sağlaması için uygulanabilir yönetim modelleri ve geçiş süreci üzerinde çalışma yürütebilir.
Kaş için kritik olan, koruma tedbirlerinin hem biyolojik çeşitliliği koruması hem de balıkçılık ve turizm gibi geçim kaynaklarını sürdürülebilir biçimde düzenlemesi olacaktır. Yönetim planları açıklandıkça, ilçe ölçeğinde uyum ve denge arayışının somut sonuçları görülecektir.