İstanbul’un tarihî merkezi Fatih ilçesinde, olası büyük deprem riskine karşı kapsamlı kentsel dönüşüm çalışmaları sürdürülüyor. Belediye yönetimi, dönüşümü yalnızca tekil yapıların yerine yeni binalar inşa etmek olarak görmüyor; amaç, güvenli ve yaşam kalitesi yüksek mahalleler oluşturmak olarak ifade ediliyor.
Sayısal veriler sürecin çerçevesini çiziyor
Belediye yetkililerinin paylaştığı veriler, yürütülen çalışmanın ölçeğini ortaya koyuyor. Parsel ölçeğinde yapılan tespitler sonucunda toplam 2 bin 37 riskli yapı tespit başvurusu alındı; yapılan incelemelerde 1.961 binanın riskli olduğu belirlendi. Bu binalarda bulunan bağımsız bölümler şöyle sınıflandırıldı:
- 15 bin 305 konut
- 5 bin 388 iş yeri
- Toplam: 20 bin 693 bağımsız bölüm
Bugüne kadar 1.114 riskli binanın yıkımı gerçekleştirildi ve yeni yapılaşma için 911 yapı ruhsatı verildi. Dönüşüm tamamlanan projeler sonucunda ise 4 bin 330 konut ve 1.885 iş yeri olmak üzere toplam 6 bin 215 bağımsız bölüm üretildi; yaklaşık 24 bin 850 kişinin güvenli, modern yaşam alanlarına kavuştuğu bildirildi.
| Kalem | Sayı |
|---|---|
| Riskli yapı tespit başvurusu | 2.037 |
| Riskli bulunan bina | 1.961 |
| Yıkılan bina | 1.114 |
| Üretilen bağımsız bölüm | 6.215 |
| Güvenli yaşama kavuşan kişi | ~24.850 |
Ada ve bölge bazlı yaklaşım: Tarihi doku ile uyum
Fatih’te dönüşüm sadece parsel ölçeğinde kalmıyor; belediye, vatandaş talepleri doğrultusunda 9 farklı bölgede ada ve bölge bazlı proje geliştirme çalışmalarını sürdürüyor. Bu modellerde teknik, sosyal ve mekânsal kriterler bir arada değerlendiriliyor. Amaç, sadece yapı stoğunu yenilemek değil; tarihî kimlik ve mahalle dokusunu koruyarak daha nitelikli yaşam alanları oluşturmak.
Uygulamaya konmuş örnek projeler arasında Atılgan Sitesi dönüşümü öne çıkıyor. Burada 11 blok ve 176 bağımsız bölüm kapsayan çalışma, hak sahipleriyle sağlanan uzlaşma sonrası eski yapıların yıkımını ve yeni yapılaşmayı içeriyor.
Saha uygulaması ve vatandaş yaklaşımı
Belediye yetkilileri, saha çalışmalarında teknik inceleme, vatandaş bilgilendirme ve uzlaşma süreçlerine ağırlık verdiklerini belirtiyor. Dönüşüm uygulamalarında tam uzlaşmanın sağlanmasının, projelerin hızlanmasında ve sosyal uyumda belirleyici olduğu vurgulanıyor.
Uzun vadede hedef, yalnızca yapı stoğunu güçlendirmek değil; deprem sonrası hayatın sürdürülebilirliğini ve mahalle dayanışmasını güçlendirecek mekânsal çözümler üretmek. Bu çerçevede sosyal donatılar, ulaşım düzenlemeleri ve yeşil alan entegrasyonu gibi unsurlar da projelere dahil ediliyor.
Uygulanabilir öneriler
Fatih örneğinden yola çıkarak diğer ilçelere ve kentlere aktarılabilecek bazı pratik adımlar şunlar:
- Öncelikle parsel bazlı tespitler yapılarak riskli yapı stokunun netleştirilmesi.
- Ada ve bölge planlamasıyla tarihî dokuyu gözeten, sosyal donatı içeren projelerin önceliklendirilmesi.
- Vatandaşla sürekli ve şeffaf iletişim kurularak hak sahipleriyle uzlaşma süreçlerinin hızlandırılması.
- Projelerde yalnızca konut üretimi değil, ulaşım, yeşil alan ve sosyal hizmetlerin de planlanması.
Fatih’te yürütülen dönüşüm çalışmaları, İstanbul’un riskli yapı stokunun azaltılmasında ve deprem dayanıklılığının yükseltilmesinde önemli bir örnek teşkil ediyor. Sürecin kalıcı başarıya ulaşması için teknik, hukuki ve sosyal boyutların eş zamanlı yürütülmesi gerektiği açık.