Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'nda kürsüye çıkan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, uluslararası sistemin işlerliğini sorgulayan ve Güvenlik Konseyi'nin reformu gerekliliğini vurgulayan açıklamalar yaptı. Konuşmasında Filistin meselesine ilişkin hassasiyetini bir kez daha dile getiren Erdoğan, BM mekanizmalarının güvenilirliğinin yeniden tesis edilmesi gerektiğini belirtti.
Filistin vurgusu ve uluslararası vicdan
Erdoğan, salonda olmayışına dikkat çektiği Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas üzerinden Filistin halkının durumuna değindi. Filistinlilere yönelik adaletsizliğin uluslararası vicdanı yaraladığını ifade eden Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin geçen yılda olduğu gibi Birleşmiş Milletler kürsüsünden Filistinlilerin sesini duyurmaya devam edeceğini söyledi.
"Filistinli kardeşlerimize yönelik bu haksızlık vicdanları yaralamaktadır,"
İnsan kayıpları ve çatışma bilançosu
Konuşmada geçen 12 aylık dönemin, yoğun çatışmaların etkisiyle küresel düzeyde ağır kayıplara yol açtığını belirten Erdoğan, belirli coğrafyalarda yaşanan insan kayıplarına dikkat çekti. Erdoğan, Gazze, Ukrayna, Rusya, İran ve Lübnan'daki çatışmalar sonucunda yaklaşık 250 bin can kaybı yaşandığını, Gazze'de son üç yılda 74 bin kişinin yaşamını yitirdiğini aktardı. Ayrıca, bazı ateşkes sürecinden sonra da kayıpların sürdüğünü; örnek olarak verilen rakama göre ateşkes sonrasında ölü sayısının 1.500'ü aştığını söyledi.
| Coğrafya / Dönem | İddia edilen can kaybı |
|---|---|
| Genel (çeşitli çatışmalar, 12 ay) | ~250.000 |
| Gazze (son 3 yıl) | 74.000 |
| Ateşkes sonrası örnek | 1.500+ |
BM'ye güveni yeniden tesis etme çağrısı
Erdoğan, barış ve güvenliği korumak üzere kurulan Birleşmiş Milletler sisteminin görevini etkin şekilde yerine getiremediğini savundu. Kurumların ve uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığını söyleyen Cumhurbaşkanı, güvenin tekrar sağlanması için somut adımlar gerektiğini belirtti. Bu bağlamda Güvenlik Konseyi'nin, "Dünya 5'ten büyüktür" ilkesine göre yeniden yapılandırılması çağrısı yaptı ve küresel yönetişimde temsilde adaleti öne çıkardı.
"Güvenlik Konseyi’nin dünya 5’ten büyüktür ilkesine göre reforma edilmesi gerektiğini belirten Erdoğan,"
Bölgesel sahiplenme ve pratik çözüm arayışı
Konuşmasında uluslararası iradenin sıkıştığı durumlarda çözüm üretmek için bölgesel aktörlerin devreye sokulması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, krizlerin aşılmasında yalnızca merkezi mekanizmaların değil, yerel ve bölgesel inisiyatiflerin de önemine işaret etti. Erdoğan, BM'nin küresel meşruiyetinin yeniden sağlanmasının ancak pratik, insan odaklı sonuçlarla mümkün olacağını söyledi. Bu çerçevede Gazze'de çocukların güven içinde yaşamaları, Lübnan'da sivillerin bombardıman sesleriyle uyanmaması ve sömürüye maruz kalan emekçilerin korunması gibi somut hedeflere değindi.
- BM reformu: Güvenlik Konseyi'nin temsil adaleti gözetilerek değişmesi gerektiği vurgulandı.
- Filistin meselesi: Türkiye, Birleşmiş Milletler kürsüsünden Filistin'in sesi olmaya devam edeceğini açıkladı.
- Bölgesel çözümler: Uluslararası tıkanıklık durumunda bölgesel sahiplenme çağrısı yapıldı.
Genel Kurul konuşması, Türkiye'nin uluslararası platformlarda hem ilkesel duruşunu hem de kriz yönetimine dair pratik önerilerini bir arada sunduğu bir çerçeve çizdi. Önümüzdeki dönemde Ankara'nın BM reformu gündemini hangi somut önerilerle destekleyeceği ve bölgesel iş birlikleri üzerinden nasıl bir diplomasi yürüteceği izlenecek.