Olayın seyrinde DNA belirleyici oldu
Söke ilçesinde 2 Aralık 2012 tarihinde ortadan kaybolan ve ailesinin uzun süre haber alamadığı Gülizar Aydın dosyasında, yıllardır süren belirsizlik DNA incelemesiyle sona erdi. İzmir Adli Tıp Kurumu’nda yapılan karşılaştırmada, 2012’de Milas–Söke kara yolunda parçalanmış hâlde bulunan kimliği belirsiz kadın cesedinden alınan örneklerle Aydın’ın yakınlarından alınan örneklerin eşleştiği belirlendi.
Söke Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonuyla yürütülen soruşturmada elde edilen bu sonuç, 14 yıldır çözülemeyen kayıp vakasına yeni bir yön verdi. Dosya kapsamında yürütülen teknik incelemeler ve delil değerlendirmeleri sonucunda somut veriler toplandı; bunun üzerine şüpheli olarak belirlenen kişi gözaltına alındı ve soruşturma kapsamında tutuklama kararı verildi.
Gözaltı ve tutuklama
Emniyet birimleri, yürüttükleri çalışmada şüpheli konumunda olan eşi Selami Aydın hakkında HTS ve baz kayıtları, araç hareketleri ile tanık beyanlarını değerlendirdi. Bu incelemeler sonucunda Aydın’ın, cesedin bulunduğu bölgeye olay tarihinde gittiği tespit edildi. Teknik ve adli deliller doğrultusunda yapılan operasyonla şüpheli, İzmir’de yakalandı ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
"DNA örnekleri eşleşti"
Dosyada öne çıkan en kritik unsur DNA analiziydi. Kayıp başvurusunu yapan yakınlardan alınan kan örnekleri ile 2012’deki cesetten elde edilen DNA profilleri arasındaki uyum, kimlik tespitini kesinleştirdi. Bu tespit, yıllardır belirsiz kalan olayın mağdurunun kim olduğunu ortaya koydu.
Dosyanın kronolojisi
Olayın temel aşamaları şöyle özetlenebilir:
- 2 Aralık 2012 – Söke Akçakonak Mahallesi sakini Gülizar Aydın kayboldu.
- Aynı gün – Milas–Söke kara yolunda parçalanmış bir kadın cesedi bulundu; kimliği tespit edilemedi.
- 31 Ekim 2017 – Oğlu tarafından kayıp başvurusu yapıldı.
- 2017 sonrası – Faili meçhul dosyalar ile bağlantılı kayıtlar yeniden değerlendirildi.
- 2026 – DNA eşleşmesi yapıldı; şüpheli İzmir’de yakalandı ve tutuklandı.
| Yıl | Gelişme |
|---|---|
| 2012 | Kayıp ve kimliği belirsiz cesedin bulunması |
| 2017 | Kayıp başvurusunun yapılması |
| 2026 | DNA ile kimlik tespiti ve şüphelinin tutuklanması |
Soruşturma kapsamında yürütülen teknik çalışmalar, yıllar içinde dosyada kaydedilmiş diğer belgeler ve tanık beyanları birlikte değerlendirildi. Cumhuriyet savcılığı delillerin bütünlüğünü gözeterek, olayın aydınlatılması için adli süreçleri işletmeye devam ediyor.
Yerel etkileri ve beklenen adımlar
Bu tür uzun soluklu faili meçhul dosyaların çözülmesi, Aydın kamuoyunda adalet mekanizmasına güvenin korunması açısından önem taşıyor. Dosyanın mahkeme aşamasına intikal etmesiyle birlikte, elde edilen teknik veriler ve tutanaklar delil olarak sunulacak; soruşturmanın sonraki safhaları savcılık ve mahkeme sürecinde şekillenecek.
Yetkililer, özellikle kayıp başvurularının zamanında yapılmasının ve uzun süreli ihmallerin önlenmesinin altını çiziyor. Bu dosyada da kaybın üzerinden geçen yıllar ve başvurunun gecikmesi soruşturmanın seyrini etkileyen unsurlar olarak kayıtlara geçti. Hukuki süreç ilerledikçe yeni bilgiler kamuoyuna resmi kanallar aracılığıyla duyurulacak.
Bu gelişme Aydın ve Söke'de yaşayanlar için hem uzun zamandır süren belirsizliğin sonlanması hem de adli mercilerin faili meçhul dosyalarla ilgili çalışmalarının sonuç verdiğine ilişkin bir gösterge olarak değerlendiriliyor.