Ege Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (ESİAD) Yayın Kurulu Başkanı Ferit Kora, derneğin dergisi için kaleme aldığı değerlendirmede Türkiye sanayisinin karşı karşıya olduğu yapısal sorunları ve kısa vadeli riskleri gözler önüne serdi. Kora, finansman maliyetlerindeki yükseliş ve kur politikalarının imalat ile ihracat üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirtti.
Finansman maliyeti ve kur baskısı
Kora, banka kredi faizlerinin yüzde 55–60 bandında seyretmesinin işletmelerin nakit akışını olumsuz etkilediğini, bu durumun şirketlerin finansman giderleri nedeniyle zarar yazmasına ve bir kısmının konkordato veya iflas sürecine girmesine yol açtığını kaydetti. Yüksek faizlerin özellikle işletme sermayesi ihtiyacını artırdığına dikkat çekildi.
"Yüksek faiz ve finansman yükü şirketleri zorluyor"
ESİAD başkanının değerlendirmesinde, üretim maliyetlerinin yükselmesinin fiyatlara doğrudan yansımasının kalıcı bir çözüm olmadığının altı çizildi. Hammadde ve enerji alanlarında ithalata bağımlılığın, döviz kurlarındaki dalgalanmalara doğrudan bağlandığı ve şirket bilançolarında hasar yarattığı ifade edildi.
İstihdam, üretim ve ihracat ekseninde riskler
Kora, firmaların maliyetlerini dengelemek için başvurduğu personel azaltma gibi yöntemlerin hem sosyal hem de ekonomik maliyetlere yol açtığını, bunun sürdürülebilir bir çözüm olmadığını vurguladı. Yüksek yaşam maliyetleri ve gıda enflasyonu nedeniyle tüketici talebindeki daralmanın da üretimi ve ihracatı olumsuz etkilediği belirtildi.
- Faiz baskısı: Banka kredi faizleri %55–60 bandında; işletme sermayesi ihtiyacı artıyor.
- Döviz riski: İthalata bağımlılık kur hareketleriyle şirket bilançolarında doğrudan hasar yaratıyor.
- İstihdam baskısı: Personel azaltma çözümleri kısa vadede maliyeti düşürse de yapısal bir çözüm değil.
ESİAD yayın kurulu başkanının tespitleri, özellikle KOBİ ve orta ölçekli sanayi işletmeleri açısından acil tedbir ihtiyacına işaret ediyor. Kora, ekonomi yönetimine sahadan gelen somut uyarılara öncelik verilmesi çağrısında bulundu.
| Sorun | Beklenen Etki |
|---|---|
| Yüksek kredi faizleri (%55–60) | Artan finansman giderleri, nakit sıkışıklığı, konkordato/iflas riski |
| Döviz kuru oynaklığı | İthalat maliyetleri yükselir, üretim maliyetlerine yansır |
| Azalan iç talep | Üretim daralması, istihdam baskısı |
Politika seçenekleri ve sonuçları
Kora’nın değerlendirmesi, reel sektörün finansman ile kur riskine karşı dayanımının artırılmasını öncelikli politika hedefi olarak gösteriyor. Bu doğrultuda, makroekonomik politika seçenekleri; kredi koşullarının iyileştirilmesi, döviz riskine karşı hedging mekanizmalarının güçlendirilmesi ve enerji-hammadde maliyetlerini azaltmaya yönelik tedbirler olarak öne çıkıyor. Kora ayrıca, üretim ve ihracatı destekleyecek makroekonomik tedbirlerin devreye alınmasını tavsiye etti.
Analistler ve iş dünyası temsilcileri, yüksek finansman maliyetlerinin kısa vadede talebi kısmasının yanı sıra orta vadede üretim kapasitesi ve ihracat potansiyelini de zayıflatabileceğine dikkat çekiyor. ESİAD’ın uyarıları, özellikle imalat sanayisinin rekabet gücünün korunması için kapsamlı politika setlerinin gerekliliğini bir kez daha gündeme taşıdı.
Ekonomik karar alıcıları için kilit soru, sahadan gelen bu uyarılara yönelik hangi somut adımların ne zaman atılacağı. Şirketlerin finansman yükünü hafifletmeye yönelik uygulamalar ile döviz kaynaklı riskleri azaltacak düzenlemelerin etkinliği, önümüzdeki dönemde sanayi üretimi ve istihdam verilerinde belirleyici olacak.