Hükümetin 2027-2029 dönemini kapsayacak yeni Orta Vadeli Program (OVP) hazırlıkları sırasında ekonomi politikasının temel ekseni şekilleniyor. Yönetim, enflasyonla kararlı mücadeleden vazgeçmeden büyümenin korunmasını ve bu hedefe ulaşmak için iç talebin fiyat istikrarını bozmayacak biçimde dengelenmesini öngörüyor.
Politika tercihi: Tüketimden yatırımlara kayış
Yeni dönemde ekonomik büyümenin motorunun tüketim artırmaya dayalı kısa vadeli talep genişlemesi değil, yatırımlar, üretim kapasitesi ve ihracat olması amaçlanıyor. Bu çerçevede programda öncelik verilecek alanlar arasında yüksek katma değerli üretim, teknoloji yatırımları, sanayi kapasitesinin geliştirilmesi ve verimlilik artışını destekleyen politikalar yer alacak.
Enflasyon patikası ve Merkez Bankası tahminleri
Politika çerçevesinin fiyat istikrarını temel ön koşul kabul etmesi bekleniyor. Merkez Bankası’nın Üçüncü Çeyrek Raporu’nda yer alan öngörüler yeni OVP için referans niteliği taşıyor. Rapora göre enflasyonun 2026 sonunda yüzde 28, 2027’de yüzde 15 ve 2028’de yüzde 9 seviyesine gerilemesi; orta vadede ise yaklaşık yüzde 5 civarında istikrar kazanması bekleniyor. 2026 tahmininin önceki dönem öngörüsüne göre yukarı yönlü revize edilmesinde enerji ve emtia fiyatları, gıda enflasyonu, ithalat maliyetleri ile yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki gelişmeler belirleyici oldu.
| Yıl | Merkez Bankası Enflasyon Tahmini |
|---|---|
| 2026 (sonu) | %28 |
| 2027 | %15 |
| 2028 | %9 |
| Orta vadede | %5 civarı |
Maliyet kaynaklı enflasyonla mücadele ve enerji-gıda odaklı yaklaşım
Yeni OVP'nin önemli bir bileşeni maliyet kaynaklı enflasyonla mücadele olacak. Raporda, yüksek tarımsal girdi maliyetleri yanında üretim, depolama, dağıtım ve tedarik zincirindeki aksaklıkların fiyatlar üzerinde etkili olduğu vurgulanıyor. Bu nedenle programda daha fazla üretim, güçlendirilmiş arz zinciri ve düşük maliyet hedefleri ön plana konacak. Enerji alanında da benzer maliyet düşürücü tedbirler değerlendirilmesi bekleniyor.
- İç talebin dezenflasyona katkı verecek biçimde dengelenmesi,
- Yatırımların büyümenin ana kaynağı olarak desteklenmesi (yüksek katma değer, teknoloji, sanayi kapasitesi),
- Maliyet unsurlarının —özellikle gıda ve enerji— aşağı çekilmesine yönelik tedbirlerin artırılması,
- Arz zinciri ve tedarik kanallarının güçlendirilmesi,
- Verimlilik artışına odaklanılması
Bu yaklaşım, iç talebin zayıflaması sonucunda enflasyonun ana eğiliminin gerilemesine katkı sağladığı tespitine dayanıyor. Dolayısıyla OVP, kısa vadeli tüketim destekleriyle büyümeyi canlandırmaktan çok, üretim kapasitesini genişletecek yatırım ve verimlilik odaklı politikaları tercih edecek.
Sonuç ve olası etkiler
Yeni OVP çerçevesi uygulandığında beklenen çıktılar arasında fiyat istikrarının güçlenmesi ve büyümenin niteliğinin yatırım-üretim-ihracat eksenine kayması var. Ancak enerji ve gıda maliyetleri ile dış kaynaklı emtia fiyatları gibi dışsal şoklara karşı hassasiyet sürüyor; Merkez Bankası tahminlerindeki revizyonlar da bu kırılganlıkların varlığını işaret ediyor. Programın başarısı, yatırım ortamını güçlendirecek somut düzenlemeler, arz zincirine yönelik iyileştirmeler ve maliyetleri düşürücü uygulamaların etkinliğine bağlı olacak.
Yeni OVP yayımlandığında, politika öncelikleri ve uygulama araçları daha net ortaya çıkacak; özellikle yatırım teşvikleri, AR-GE, teknolojiye erişim ve enerji maliyetlerini düşürecek tedbirler yakından izlenecek.