Türkiye'de sağlık hizmetlerine erişimde randevu bekleme süreleri tartışma konusu olmaya devam ediyor. Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Dr. Derya Uğur, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde muayene edilen bir hastaya gerekli görülen bazı endoskopik tetkikler için 15 Ocak 2027 tarihine randevu verildiğini bildirerek örnek vakayı kamuoyuyla paylaştı. Bu durum, şehir hastanelerinde bazı hizmetlere ulaşımın aylarca gecikmesine yol açtığı yönündeki eleştirileri yeniden gündeme taşıdı.
Yetkili açıklamaları ile sahadaki gerçeklik
Sağlık Bakanlığı yetkililerinin daha önceki açıklamalarında MHRS üzerinden birçok branşta aynı gün randevu verilebildiği ve randevu bekleyen sayısının önemli ölçüde azaldığı belirtilmişti. Buna karşın sendika temsilcileri ve saha gözlemleri, hastaların tetkik ve tedavi süreçlerinde haftalarca, aylarca beklemek zorunda bırakıldığını savunuyor.
"Bugün Türkiye’de yurttaşlar, sağlık hizmetine erişebilmek için randevu sistemiyle mücadele etmek zorunda kalmaktadır."
Dr. Uğur, örnek vakanın Ankara gibi büyük bir kentte ve Cumhurbaşkanlığı tarafından 'şehir hastanesi' olarak nitelendirilen bir merkezde gerçekleştiğine dikkat çekerek, gecikmelerin doğrudan insan hayatına ilişkin sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.
Somut örnek ve bekleme süresi
Sendikanın verdiği vakada hasta 18 Eylül 2026 tarihinde İç Hastalıkları Bölümü'nde muayene oldu; hekimin gerekli gördüğü özefagoskopi, gastroskopi ve duodenoskopi işlemleri için randevu tarihi olarak 15 Ocak 2027 belirlendi. Bu, yaklaşık 5 aylık bir bekleme süresine karşılık geliyor.
| Tarih | Olay |
|---|---|
| 18 Eylül 2026 | Hastanın muayenesi (İç Hastalıkları) |
| 15 Ocak 2027 | Verilen tetkik randevusu (özefagoskopi, gastroskopi, duodenoskopi) |
İddiaların sonuçları ve talepler
Genel Sağlık-İş, sağlık hizmetine zamanında erişimin temel bir insan hakkı olduğunu hatırlatarak, vatandaşların gerekli tetkik ve tedaviye gecikmeden ulaşabilmesinin kamunun asli görevi olduğunu belirtiyor. Sendika, ücretsiz, eşit ve nitelikli sağlık hizmetine erişim sağlanana dek mücadelelerini sürdüreceklerini açıkladı.
- Örnek vaka: Tetkik randevusu için yaklaşık 5 aylık bekleme.
- Yetkili iddiası: MHRS ile birçok branşta aynı gün randevu verilebildiği ve bekleyen sayının azaldığı yönünde açıklamalar yapılmıştı.
- Sendikanın kaygısı: Geciken tanı ve tedavinin hasta sağlığını olumsuz etkileyebileceği vurgulanıyor.
Taraflar arasındaki görüş ayrılığı, sağlık yönetimini ve servis kapasitesini merkeze alan daha geniş bir tartışmayı beraberinde getiriyor. Randevu sürelerinin uzaması yalnızca prosedürsel bir aksama değil; tanı gecikmeleri, hastalık seyrinin kötüleşmesi ve sağlık sonuçlarında olumsuzluk risklerini de içeren bir sorun olarak değerlendiriliyor.
Halkın erişim deneyimi ile resmi veriler arasındaki farkın giderilmesi için hem MHRS verilerinin şeffaflığı hem de kurum içi kapasite planlamasının gözden geçirilmesi gerektiği öne çıkıyor. Konuyla ilgili resmi kurumların açıklamaları ve rakamları ile sahadaki örnekler arasındaki uyumun sağlanması, hem hasta güvenliği hem de sağlık hizmeti yönetimi açısından önem taşıyor.
Haberin diğer taraflarının görüşleri ve daha geniş kapsamlı veriler doğrulanıp kamuoyuna yansıtıldıkça gelişmeler aktarılacaktır.