ABD’nin uygulamaya koyduğu yeni ilave gümrük tarifeleri, Türkiye’nin bazı ihracat kalemlerinde rekabet koşullarını olumsuz etkiledi. Söz konusu düzenleme kapsamında Türkiye’ye getirilen %12,5 ek vergi, zeytinyağı, tekstil ve hazırgiyim gibi sektörlerin ABD pazarındaki maliyet yapısını bozarken, ihracatçı kuruluşlar hükümete diplomatik ve mali destek çağrısında bulundu.
Verilerde sert gerileme
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Emre Uygun’un açıkladığı verilere göre, 2026’nın ilk yedi ayında ABD’ye yapılan zeytinyağı ihracatında hem miktar hem de değer bazında belirgin düşüş yaşandı. EZZİB verileri şu şekilde öne çıkıyor:
| Ürün | Miktar değişimi | 2026 (adet/ton) veya değer düşüşü |
|---|---|---|
| Zeytinyağı | %57 azalma | 4 bin 974 ton (miktar); değer %54 düşüş, 21.8 milyon $ |
| Prina yağı | %56 azalma | 2 bin 194 ton (miktar); değer %60 düşüş, 4.74 milyon $ |
| Sofralık zeytin | %31 azalma (miktar) | Değer bazında %17 düşüş |
Sektör beklentileri ve talepler
Uygun, söz konusu düşüşlerde küresel iklim krizinin üretime etkisi, artan iç maliyetler, geçmişte uygulanan ihracat yasakları ve küresel talepteki durgunluğun rol oynadığını belirtti. Buna rağmen ABD pazarının Türkiye için önemini koruduğuna dikkat çekti: mevcut dağılımda ABD, zeytinyağı ihracatında yüzde 39.3 payla en büyük pazar konumunu sürdürüyor.
İhracatçılar, yeni tarife düzenlemesinin özellikle İtalya ve İspanya gibi AB ülkelerine uygulanan oranlarla çelişkili olduğunu, bazı rakiplerin muafiyet veya daha düşük uygulanması gibi ayrıcalıklardan yararlandığını savunuyor. Bu durumun Türk ürünlerine karşı haksız rekabet yarattığı değerlendirmesi öne çıkıyor.
“Türk ürünleri aleyhine ciddi bir eşitsizlik doğmaktadır. Oluşan ilave maliyetlerin yalnızca ihracatçılarımız tarafından omuzlanması imkânsızdır.”
Uygun, bu nedenlerle Ticaret Bakanlığı’na yöneltilmiş somut beklentileri sıraladı ve ABD makamları nezdinde girişimlerde bulunulması gerektiğini vurguladı. İhracatçı talep paketleri arasında diplomatik temasların yoğunlaştırılması, tarife farklarının giderilmesi ve finansman araçlarının sürdürülmesi gibi önlemler öne çıkıyor.
- İhracatçı kuruluşlar diplomatik girişim ve destek talep ediyor.
- Finansman araçları ve döviz dönüşüm desteklerinin sürdürülmesi isteniyor.
- Ambalajlı/markalı ürün ihracatına yönelik teşvikler gündemde.
Riskler ve olası sonuçlar
Analistler ve sektör temsilcileri, ilave tarifenin sürmesi halinde Türkiye’nin ABD pazarında kazandığı marka ve ambalajlı ürün konumunun zayıflayabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, kısa vadede gelir kaybına; orta vadede ise pazar payı ve müşteri bağlılığında erozyona yol açabilir. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler ilave maliyetleri absorbe etme konusunda daha hassas.
Gelişen tablo, hem hükümetin dış ticaret stratejileri hem de ihracatçılara sağlanacak desteklerin kapsamı açısından belirleyici olacak. İhracatçı birlikleri, hem sektör bazlı politika önerileri hem de doğrudan piyasa müdahaleleri talep ediyor; izlenecek diplomatik rota ve alınacak mali tedbirler, önümüzdeki aylarda verilerin yönünü tayin edecek.
WE NEWS Ekonomi Masası, süreci ilgili bakanlıklar ve ihracatçı birlikleriyle takip etmeye devam edecek.